Türkiye Vizyonumuz

Türkiye Vizyonumuz

Bugün tüm dünyada her alanda baş döndürücü hızda bir değişim yaşanıyor. Bir yanda teknolojik dönüşümler, diğer yanda sosyal ve kültürel alanda yeni eğilimler gözleniyor. Değişimi iyi algılayarak uyum sağlayanlar kazanıyor, değişim sürecinde geri kalanlar ise eskisinden çok daha fazla bedeller ödüyor.

İşte biz, AK Parti olarak, tecrübeli bir kadroyla dünyadaki eğilimleri, oluşan fırsatları, yeniden şekillenen ilişkileri dikkatle analiz ederek daha net bir yol haritası ortaya koyuyoruz.

Yeni dönemin ayırt edici vasıflarından biri olan dijitalleşmeye özel bir önem vermekle birlikte Dijital Türkiye’nin vaktinin geldiğine inanıyoruz.

Ülkemizi, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100. yılına daha güçlü bir biçimde taşımak için 2023 vizyonumuzu daha önce ortaya koymuştuk. Yeni hükümet sistemiyle bu vizyonumuzu daha da güçlendirerek, iş dünyamızın, genç girişimcilerimizin, iş kadınlarımızın küresel ölçekte söz sahibi olduğu bir ülkeye dönüştürme hedefindeyiz.

2023’e beş kala artık daha uzun soluklu hedefleri benimseme, ortaya koyma aşamasındayız. Kendimize ufuk çizgisi olarak belirlediğimiz 2053 ve 2071’e doğru emin adımlarla yürürken artık vizyonumuzu uzun vadeli bir perspektifle geleceğe taşıyacağız.

Bunun için önümüzdeki dönemde de ortalama olarak gelişmekte olan ülkelerin üzerinde yüksek ve sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlayacağız. Böylece dünya ekonomisinden aldığımız payı yüzde 1,5’lere taşı- yacağız. Korumacılık eğiliminin küresel düzeyde yükseldiği bir ortamda geçici rüzgârlara kapılmayıp dışa açık, rekabetçi, serbest piyasayı esas alan ekonomik yapımızı güçlendirerek devam ettireceğiz.

Coğrafyamızın ve dinamik genç nüfusumuzun avantajlarını da kullanarak ülkemizi küresel düzeyde bilgi üreten ve bilgiyi katma değere dönüştüren bir güç haline getireceğiz. Üretim biçimimizi, günümüzde en önemli rekabet unsurlarından biri haline gelen yenilikçilik ve farklılık oluşturmaya dayalı bir yapıya dönüştüreceğiz. Bunun için de bilgiye dayalı üretimi, büyümemizin temel belirleyici gücü yapacağız. Bütün politikalarımızın özünde insan merkezli siyasi anlayışımız bulunuyor. İnsanımızı kalkınmanın bizatihi amacı olarak görüyor, yine bu amaca insanımızla erişebileceğimizin bilinciyle hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki en büyük servetimiz dinamik nüfusumuz ve gençlerimizdir. Gelişmiş ülkelerin gıpta ile baktığı genç ve dinamik nüfusumuzun sunduğu fırsat penceresini ekonomik büyüme açısından en iyi şekilde değerlendireceğiz. Birlikte koşacağımız gençlerimizle küresel alanda yeni başarı hikâyeleri yazacağız. Başkalarını izleyen değil, takip edilerek örnek alınan, dünyada adından söz ettiren ve sonuna kadar güvendiğimiz gençlerimizle başarmaya devam edeceğiz. Topyekûn kalkınma hedefimiz çerçevesinde kadınlarımızın kalkınma sürecine daha aktif katılımını desteklemeyi sürdüreceğiz. Bir yandan kadın girişimciliğini güçlendirirken diğer yandan kadınların işgücüne katılma oranını 2023 sonunda yüzde 40’ın üzerine çıkaracağız.

Son 16 yılda yaptığımız atılımlarla; alt orta gelir ülke grubunda olan ülkemizi, üst-orta gelir grubuna yükselttik. Yeni hedefimiz ülkemizi yüksek gelirli ülkeler ligine taşımaktır. 

Kapsayıcı bir ekonomik büyüme anlayışı içinde ekonominin nimetlerini daha adaletli bir şekilde tüm toplumsal kesimlere paylaştıracağız. Bir yandan gelir dağılımını iyileştirirken, diğer yandan bölgeler arası dengesizlikleri azaltacağız. Birleşmiş Milletler İnsani gelişmişlik endeksine göre “yüksek insani gelişmişlik seviyesi ”ne çıkardığımız ülkemizi, “en yüksek insani gelişmişlik seviyesi”ne ulaştıracağız. 

Önümüzdeki dönemde gelirini daha adil paylaşan ve nesiller arası hakkaniyeti sağlamış; çalışma istek, yetenek ve becerisine sahip; herkesin üretime katkıda bulunduğu; demokratik standartları yüksek, her alanda kalkınmış bir toplum haline geleceğiz. 

Küresel düzeyde ekonomik ve sosyal gelişmeleri şekillendirmesi beklenen alanlardaki teknolojik gelişmelere yoğunlaşacağız. Bu alanda yetkin bir ülke haline geleceğiz.

Bu süreçte bir taraftan yeni teknolojilere dayalı dijital sanayi yapısına ge- çerken, diğer taraftan insanımızı zihni ve fiziki becerilerinden faydalanabileceğimiz yeni alanlarda istihdam edeceğiz. 

Milli Gelirden Ar-Ge’ye ayırdığımız kaynaklarımızın payını yüzde ikinin üzerine çıkararak imalat sanayiimizde yüksek teknolojili üretimin payının hakim olduğu ekonomik bir yapıya sahip olacağız. Bilginin üretiminde ve katma değer oluşturacak şekilde kullanımında girişimci ve yenilikçi bir anlayışla özel sektörün rolünü güçlendireceğiz. Küçük ve orta boy işletmeler başta olmak üzere, rekabetçi bir ortamda oluşturacağımız özgün projelerle küresel ölçekte tanınan bir çok girişimcisi ve markası olan bir ülke konumuna yükseleceğiz. 

Tüm sektörlerde dijital dönüşümü sağlamış, kamuda ve özel sektörde kurumsal kaliteyi artırmış bir Türkiye hedefliyoruz. 

Ekonomik ve teknolojik atılımlarımızın yanı sıra sadece ulusal düzeyde değil, uluslararası düzeyde de hizmet verebilecek nitelikte mega projelerimizi birer birer hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Ülkemizi; eğitim, sağlık, Türkiye Vizyonumuz bilgi ve iletişim, enerji, savunma sanayii, ulaştırma, lojistik ve ticarette yerli ve milli üretimle dünyada söz sahibi olan ve cazibe merkezi konumunda bir ülke haline dönüştüreceğiz. 

Savunma sanayiinin birçok alanında geliştirmekte olduğumuz milli teknolojimizin seviyesini en üst düzeye ulaştıracağız. Önümüzdeki dönemde Türkiye, sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayacak, dünyada önde gelen ihracatçı ülkeler arasına girecektir. 

Geleneksel unsurların yanı sıra siber alanda da savunma mekanizmalarına sahip olacak şekilde ülkemizin yerli ve milli teknolojik altyapısını ve organizasyon kabiliyetini daha da geliştireceğiz. 

Ülkemiz için vazgeçilmez olan enerji ve gıda güvenliği alanlarında uluslararası standartlarda en üst düzeyde tedbirleri hayata geçireceğiz. 

Vatandaşlarımızın huzur ve güven içinde daha kaliteli bir yaşam sürmesini hedefliyoruz. Bu bağlamda, akıllı ve yeşil kent projeleriyle, şehirlerimizi daha yaşanabilir bir niteliğe kavuşturacağız. Gelecek nesillerimize medeniyetimizin izlerini bulacakları, iftihar edecekleri, kimliği olan şehirler bırakacağız.

Geçmiş değerlerimizi geleceğe taşıyan bir anlayış içinde eğitim, kültür ve sanatta yenilikçi ürün ve yaklaşımlarla tüm insanlık için değer üretmeye yönelik atılımlar gerçekleştireceğiz.

Ülkemiz, özellikle gelişmekte olan ülkelerin sorun ve beklentilerini dile getirmede önemli bir rol üslenmektedir. Bu tecrübeden de faydalanarak, AB başta olmak üzere farklı bölgesel yapılarla ekonomik ve siyasi ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz.

Milletimizle birlikte bölgemizdeki ve tüm dünyadaki dost ve kardeş milletlerin daha fazla refaha kavuşmasını istiyoruz. Bunun için gereken iş- birliklerini daha da sıkılaştırarak katma değerin bu coğrafyada üretilmesi için sağlam adımlar atacağız.

Geçmişte önemli medeniyetlere merkez olmuş, kültürlere ev sahipliği yapmış olan ülkemizin, bu zengin coğrafyada dünya ile entegrasyonunu artırarak komşularıyla birlikte kalkınma sürecini hızlandırma çabasında olacağız.

Yakın coğrafyamızda huzur ve refah ortamı için katkıda bulunmaya devam ederken, küresel düzeyde daha özgürlükçü, kapsayıcı, adaletli bir düzenin tesis edilmesinde öncülük edeceğiz. Bu anlayışla Türkiye, bugün olduğu gibi gelecekte de demokrasi ve adaleti sadece kendi insanı için değil tüm insanlık için istemeye ve hak temelli diplomatik yaklaşımını sürdürmeye devam edecektir. “Dünya 5’ten büyüktür” çağrımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Türkiye gelecekte de küresel düzeyde sözü dinlenen lider bir ülke ve mazlumların umudu olmaya devam edecektir. Yeniden şekillenen dünyada her alanda rekabet üstünlüğüne sahip, giri- şimci ve yenilikçi anlayışın toplumun tüm kesimlerine yayıldığı, refahını adaletle paylaşan, milli değerlerini evrensel değerlerle buluşturan, güçlü ve büyük Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz.